Tepe Menü

Ana Menü

Alt Menüler Kategoriler

İçerik

Özel Arama

HOŞGELDİNİZ , Toplam : 1527

<< Geri  1  [2] 3  4  İleri >>
 

Halkımızın ağız ve diş bakımına yeterli özeni göstermemesinin nedeni yeterli eğitimin zamanında verilmemiş olmasıdır.Bu kitapta ağız ve diş bakımı için temel bilgilere yer verilmiştir.Yetersiz ağız hijyeni sadece dişlerimizde değil bir çok organımızda hastalıklara zemin hazırlamaktadır.Ağızdaki bakteriler midemize,bağırsağımıza oradan da kan dolaşımına katılarak bütün vücudumuza kolayca intikal ederler.Bu da ilerde çeşitli hastalıkların oluşmasında önemli rol oynar.Bu nedenle zamanımızın önümüze sunduğu fırsatları iyi değerlendirmeliyiz.Piyasada ihtiyacımızı karşılayacak bir çok ürün mevcuttur.Bu ürünleri ve kullanım tekniklerini tek tek açıklayalım.

-Diş Fırçaları

-Diş Macunları

-Diş İpi

-Arayüz Fırçaları

-Dil Fırçaları

-Gargaralar

-Kürdan


DİŞ FIRÇASI

Nihai olarak 1600 lü yılların başlarında çinde ilk diş fırçasının kullanıldığına dair kanıtlar bulunmuş ve yaklaşık 400 yıldan beride ana hatlarını kaybetmeden günümüze ulaşmıştır.Tabii ki bundan daha da önce Peygamberimiz S.A.V zamanında da erak ağacının kökünden elde edilen misvak asırlarca kullanılmış ve kullanılmaya da halen devam edilmektedir.Günümüzde çeşitli şekillerde,ebatlarda birçok diş fırçasına rastlamak mümkündür.Burada önemli olan en sağlıklısını ve en kullanışlısını almaktır.Diş fırçası seçerken kıllarının naylon ve düzgün sıralı olmasına(kıllar dağınık olmamalıdır),fırça başının küçük,her bölgeye ulaşabilecek kabiliyette olmasına,fırça sapının da elimize rahat oturmasına dikkat etmeliyiz.

Devamı >>

 

Elektrik tellerine temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması düşünülmelidir. Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı başarmış olabilir. Yapılması gereken ilkyardım 3 aşamaya ayrılabilir:

1 - Ortamın güvenli hale getirilmesi:

Olay yerine ilk gelen kişiler için öncelik, daha fazla kişinin akım ile temas etmesine engel olacak tedbirleri alarak çevre güvenliğini sağlamak olmalıdır. Daha sonra ise şalterden veya sigortadan elektrik akımı kesilmeli, bu yapılamıyorsa elektrik kaynağı ile kazazedenin teması iletken olmayan (yalıtkan) bir cisim kullanılarak kesilmelidir.

Devamı >>

 

Çay harmanlarında, karıştırılan bitkiler çok değişik hastalıklara karşı etkili olsalar bile kendinizi kesinlikle sınırlandırmaya kalkışmayınız! Şifalı bitkiler birbirlerine karşıt değildirler, yani birlikte kullanıldıklarında iyileştirici etkilerini karşılıklı olarak yok etmezler. Önerilen günlük çay miktarları da kesinlikle herhangi bir sorun oluşturmaz, çünkü böbreklerimizin günde ortalama iki litre sıvıya ihtiyacı vardır. Ama sırf bu yüzden, aşırı dozajlarla hazırlanan litrelerce bitki çayı içmenin de doğru bir tarafı yoktur. Şifalı bitkiler ölçülü kullanılmalıdır.

Devamı >>

 

İki tür aynısafa bitkisi vardır: Biri bahçelerde yetiştirilen katmerli çiçekleri olanı, öteki ise doğada yetişen yalınkat çiçekli olanıdır. Bu farkın dışında, görünümleri ve etkileri aynıdır. Aynısafa Orta Çağda bile bağırsak ve karaciğer hastalıklarına karşı kullanılırdı. Parlak portakal renkli çiçekleriyle göze çarpan bu bitkinin kullanım alanları günümüzde çok daha geniş ve çeşitlidir. Uyarıcı ve kramp çözücü etkileri nedeniyle. astım, öksürük, uykusuzluk, kalp çarpıntısı ve korku durumlarında kullandırılır.

Devamı >>

 

Ayısarımsağının kan temizleyici ve mide-bağırsak sistemini temizleyici etkisinden, ilkbaharda yapılan bir beden temizleme küründe yararlanılabilir. Nisan-mayıs aylarında bitki çiçeklenmeden önce, yeşil yapraklar toplanır ve çiğ tüketilir. Yıkanıp ince doğrandıktan sonra, maydanoz gibi, yemeklerin üstüne serpiştirilir. Ayısarımsağı yaprakları salatalarda kullanılabilir veya ıspanakla karıştırılarak yemeği pişirilebilir.

Devamı >>

 

Pek çok türü olan adaçayı bitkisinin tüm türlerinin ortak bir özelliği vardır; yumuşak, içten desenli yapraklar ve garip, sanki açık bir gagayı andıran çiçekler. Adaçayının etken maddeleri uyarıcı, kan dolaşımını hızlandırıcı ve sinir sistemini destekleyici özelliklere sahiptir. 

Devamı >>

 

ALKOL KULLANIMI
Alkolü günümüzde stres atmak, duygudurumumuzu değiştirmek veya eğlenmek için kullanırız. Ergenler de ise merak , özenti ve kendini kanıtlama alkol kullanımında başta önemli nedenlerdir. Bu , arada bir seyrek kullanımlar bir süre sonra sıklaşmaya ve ilerledikçe karşı konulmaz bir alkol tüketimine döner. Bu süreçte kişinin hayatı birçok yönden değişir

Devamı >>

 

Şizofreni, yeryüzündeki her yüz kişiden birini etkiliyor. Dünyada 60 milyon, Türkiye’de ise 600 bin şizofreni hastası bulunuyor.Şizofreni, düşünceleri, algıları, duyguları ve davranışları etkileyen ve hastanın işlevlerinde önemli bozukluklara neden olan belirtilerin görüldüğü kronik bir hastalık olarak tanımlanabilir

Devamı >>

 

Günümüzde ateşin en ufak yükselişi bile anneleri telaşlandırmakta ve hemen düşürmek çabasına sokmaktadır. Ancak ateşin aslında çok da olumsuz bir şey olmadığını bilmenizde fayda var. Ateş zarardan çok fayda sağlar. Vücudun mikroplara karşı savaştığının bir göstergesidir. Bilimadamları ateşi şöyle açıklıyorlar:

Devamı >>

 

nsan yüzünde stres, yer çekimi, sigara ve güneşin olumsuz etkileri yaş ilerledikçe ortaya çıkmaya başlar. Yaşlanmanın ilk belirtileri 30’lu yaşlarda fark edilmeye başlar, 50 li yaşlarda ise yerleşik bir görünüm kazanır. Yaşın ilerlemesi, yüzdeki tüm dokuları etkiler. Yüz kemikleri zayıflar, incelir, hacimlerini yitirir. Kaslar zayıflar, gevşer ve yer çekiminin etkisine yenik düşerek sarkmaya başlar. Yağ dokusu zayıflar, azalır ve incelir.

Devamı >>

 

Botoks (Botulinum toksini), Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. Botoks, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelleyip, sinirler ile sinirlerin ulaştığı organlar arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösterir. Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlar. Botoks’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır. Plastik cerrahi alanında ise genellikle mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki çizgilenmeleri azaltmak ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır.

Devamı >>

 

Yiyeceklerin sadece "karnımızı doyurmak" için olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yiyeceklerin çoğu doğal afrodizyak etkisi yaratıyor, ruhu ve libidoyu besliyor. Çin de yapılan bir araştırmaya göre yiyecekler mideyi olduğu kadar ruhu ve libidoyu da besliyor. Uzmanlar bazı yiyeceklerin viagra etkisi yarattığını belirtiyor. İşte uzmanların erkek ve kadınların cinsel isteklerini artırmak için önerdiği yiyecekler:

Devamı >>

 

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Öğretim Üyesi Prof. Mehmet Ceyhan, yaptığı açıklamada, Türkiye'deki ölümlerin en büyük nedeninin bulaşıcı hastalıklar olduğunu söyledi.

Türkiye'de salgın hastalıklara yol açan mikroplar arasında, en tehlikelisinin ve en çok ölümlere yol açanın 'pnömokok' bakterisi olduğunu vurgulayan Ceyhan, hastalığın insandan insana hava yolu ile bulaştığını, ilkbaharın ilk bölümü ile kış aylarında sık rastlanıldığını vurguladı.

Devamı >>

 

Kadın ve erkekte, cinsel istek kaybı, benzer sorunlardır. Cinsel istekler konusunda iki teori öne sürülmektedir.

Birinci teoriye göre bireylerin cinsel istek düzeyleri birbirinden farklıdır ve bu farklılıklar doğuştan kazanılmış özelliklerdir. Bu nedenle bazılarının cinsel istek veya kapasiteleri çok yüksek iken, bazıları yaşam boyunca çok az cinsel ilgi gösterebilirler. Bu durum, bir ölçüde bireyler arasındaki boy uzun1uğu veya göz rengi farklılıklarına benzetilebilir.

Devamı >>

 

Yaşamımızın sürebilmesi için vücudumuzdaki her bir hücrenin oksijene ihtiyacı vardır. Hücrelerimize oksijeni kanımız taşır. Kanımız oksijeni havadan aldığımız nefesin sonucunda akciğerlerimizden alır ve vücudumuzun her bir noktasına ulaştırır. Bu noktalarda oksijeni hücrelere devreden kanımız, kalp tarafından emilerek tekrar oksijen depolayabilmesi için akciğerlerimize pompalanır ve çevrim böyle devam eder.

Devamı >>

Yan Bloklar

Footer